Yazı
Merkez Çöküyor, Ona El Uzatan da Çökecek
Dünyanın her yerinde merkez çöküyor ve Türkiye'de ittifaklar politikası tükendi, merkeze el uzatan onunla birlikte çökecek. Bu çöküşün Mamdani gibi figürlere açtığı alan sevindirici, ama devleti ve orduyu karşısına almayan düzen içi sol er geç uzlaşır; yeterli olan tek şey düzen dışı bir komünist ana muhalefet.
Limbo # Gündemle falaka atmak ↗İki binlerin Türkiye'sinde öyle bir para akışı vardı ki AKP'ye karşı ne söylesen halk dinlemiyordu, çünkü çok ucuz kredi bulabiliyor, dükkan açabiliyor, ev alabiliyordu .
Bu koşullarda sen insanlara bir şey anlatamıyordun, ben yaşadım oğlum bunu ya. İliklerime kadar yaşadım ama lan gülüyorlardı siyaset anlattığın zaman.
Bugün yaşananların hepsi o gün de söyleniyordu; şimdi aynı insanlar dönüp "sen önceden diyordun ya" diyor . Öyleydi evet. Şimdi ağlıyorsunuz, değil mi?
Bunun bizim süper deha olmamızla bir ilgisi yok . Türkiye'nin iktisadi yapısı, üretici güçlerinin gelişmişlik düzeyi, oturduğu NATO mekanizması ve küresel iş bölümündeki yeri, ülkenin bugünkü çıkmaza varacağını zaten belli ediyordu; ülke bu çıkmaza her vardığında da gizli faşizm ortaya çıkıyor . Ellilerde oldu, yetmişlerde oldu, seksende darbeye vardı, doksanlarda muhtıralar arka arkaya geldi . Bu kadar kırılgan bir zeminde işin kendiliğinden çözüldüğünü kim, nasıl düşündü?
Ama o gün bunu anlatamadık . Bugüne kadarki en büyük sıkıntımız da buradan doğdu: bir alternatif yaratılamadı ve her seçim döneminde ya CHP'ye ya DEM Parti'ye yedeklenmek bir eğilim haline geldi . Seçim ittifaklarını ilkesel olarak reddetmiyorum . Yeterince gücün yoksa, düzen maddi gücüyle, propagandasıyla, insanlara refah sunabilme kabiliyetiyle karşında dimdik duruyorsa , anlatamadığın oranda belli ittifaklara mahkum kalırsın; senin dışındaki bir hareket bir yerde alan açıyorsa önün aşılabilsin diye onu desteklersin, bunda hiçbir sorun yok .
Ama geldiğimiz noktada arkadaşlar, bu tarihselliğin sonunda öyle bir yere geldik ki ittifaklar politikasını tükettik artık. İttifakın kimseye yararı yok, hiçbir manada yok.
Dünyaya bakın: her yerde merkez çöküyor . Almanya'da Die Linke de, AfD de, BSW de yükselirken Hristiyan demokratlar, SPD ve Yeşiller alan kaybediyor ; Fransa'da Le Pen geliyor, seçimlere bakan herkes asıl karşılaşmanın Mélenchon'la Le Pen arasında olduğunu görüyor . Merkez çözülünce radikal solla radikal sağ ortaya çıkıyor . (Gerçi radikal sol diye bir şey yoktur, radikal sağ vardır; en azından öyle bakmak gerekir .)
BSW
Bündnis Sahra Wagenknecht (Sahra Wagenknecht İttifakı), Die Linke'nin en tanınmış isimlerinden Sahra Wagenknecht ile Amira Mohamed Ali, Klaus Ernst gibi bir grup politikacının Die Linke'den koparak 8 Ocak 2024'te kurduğu parti. İktisatta sosyal devletçi, eşitsizlik karşıtı bir programı göçe karşı kısıtlayıcı ve kültürel meselelerde muhafazakâr tutumlarla birleştiriyor. NATO'ya mesafeli duruyor, Ukrayna'ya silah yardımına karşı çıkıyor. Bu karışım için genellikle "sol muhafazakâr" tanımı kullanılıyor.
Dolayısıyla bakın, zamanın ruhu merkezin dışında durmayı gerektiriyor arkadaşlar. Türkiye için de böyle. Merkeze elini uzatan çökecek.
CHP'nin, yeni partinin arkasına takılanlar da çökecek . Bir iki milletvekilliği karşılığında bunlarla yan yana gelip bütün sola savaş açanlar, "siz bunları desteklemezsiniz, yeni partiyi desteklemezsiniz, solcu değilsiniz" diye bayrak kaldıranlar mahvolacak, bunu net söylüyorum . Yanlış yere, ölü ata oynuyorsunuz . Bir izleyici çok doğru bir laf yazmış, çok da beğendim: ölü atı sopayla dürtmekle olmuyor .
At ölü, çünkü CHP de, yeni parti de, İyi Parti de aynı modelin çıktısı, Türkiye'deki düzen siyasetinin kontrollü muhalefet ayağı . Aralarında kültürel farklar olması, bir tezkereye birinin evet, öbürünün hayır demesi hiçbir şeyi değiştirmiyor . Siz oralarda durduğunuz sürece devlet gak dediği an geri basıp tablo atacaklar, sistem zaten bu . Bunun dışında bir yere yöneldiğiniz anda ise bu düzen için tehlike çanları çalar . Şu anda o çanlar çalmıyor .
Dünyada merkezin çökmesi Mamdani gibi adamlara, Almanya'da Die Linke'ye alan açıyor , çünkü orta sınıflar, küçük burjuva kesimler yoksullaşıyor, işçileşiyor ve bu yoksullaşma bir tepki doğuruyor . Yunus Emre Erdölen de liberal bir yerden geldi, adım adım sola kaydı ve sonunda Filistin yanlısı konuşan, İran Savaşı'nda hedefin net biçimde İsrail ve ABD olduğunu söyleyen bir noktaya çekildi . Bu sevinilecek bir şey . Birileri fikrini değiştirdiyse "sen önceden şunu demiştin" diye üstüne gitmenin bir anlamı yok, çünkü biz zaten insanların fikirlerini değiştirmek istiyoruz. Ama iş bunun ötesine geçip burada yeni bir sol hat, sol liberal bir hat tarif etmeye dönüşürse ona itiraz etmek gerekir .
Yunus Emre Erdölen
Galatasaray Üniversitesi'nde anayasa hukuku araştırma görevlisi ve yorumcu. Haftalık yazılarını Serbestiyet'te yazıyor. Serbestiyet'i 2013'te eski Taraf yazarları kurdu; Taraf, sosyal liberal ve "İkinci Cumhuriyetçi" çizgisiyle bilinen, 2016'da OHAL kararnamesiyle kapatılan gazeteydi. Erdölen'in aynı mecradaki yazı ve söyleşilerinde İsrail eleştirisi öne çıkıyor: Şubat 2024'teki bir söyleşisinin başlığı, "Batı, savunduğu ne kadar ilke, değer varsa İsrail uğruna hepsini paramparça etti" cümlesiydi.
Erdölen'in katıldığı yayınlarda tam bu sınıra dayanan bir söylem dolaşıyor: Batı'da Mamdaniler yaptı, onlarla iletişim kurulsun, burada da aynısı yapılsın . İletişim kurulsun, ama düzlemler çok farklı, çünkü sınıfsal profiller bile aynı değil. Mamdani'nin içinde bulunduğu ittifakın sınıfsal bir yönü, bir emek vitrini olduğu reddedilemez, gerçekten var .
Zohran Mamdani
Demokrat Parti'nin yanı sıra Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) üyesi. Queens'ten eyalet meclisi üyesiyken Kasım 2025'te New York belediye başkanı seçildi, 1 Ocak 2026'da göreve başladı. Kampanyasını hayat pahalılığı üzerine kurdu: kira denetimli dairelerde kiraların dondurulması, ücretsiz belediye otobüsleri, belediyeye ait marketler, evrensel çocuk bakımı.
Bu olumlu mudur? Kesinlikle olumludur. Mamdani'nin New York'u alması bir simge midir? Evet simgedir. Ama tek başına bir şey ifade etmez çünkü düzen içi adamlar bunlar. Er geç uzlaşırlar
Mamdani'nin önündeki sınav, SYRIZA'nın, Podemos'un ve ötekilerin uzlaşarak geçemediği sınavın aynısı . Geçmek için ABD'nin içinde kurumsal yapıyı yarması, halkın karşısına çıkıp bu devletin kendisinin bir sorun olduğunu, bu formda yıkılması gerektiğini, bu haliyle ordunun da düşman olduğunu ilan etmesi gerekir . Konuşmanın devamı da onun ağzından, aşağı yukarı şöyle çıkmak zorunda:
Yeni bir halk ordusu, yeni bir halk devleti kurmak gerekiyor ve bizim bunu bu araçlarla yapacak gücümüz yok. Bizi en kısa zamanda buradan darbeyle indirecekler, ya bir sivil ya bir askeri darbeyle indirecekler, sorumlusu bunlardır.
Halkı her yerde örgütleyeceğiz diye çağrı yapacak noktaya gelmeleri gerekiyor; o nokta da Amerika'da düzen güçleriyle açık savaş demek . Bu adamlarda bunu yapacak kalçanın olduğunu düşünmüyorum . Kaybedecek şeyleri var .
Bu karşı karşıya gelişi ancak kaybedecek hiçbir şeyi olmayan kesimleri etrafınızda biriktirdiğinizde yapabilirsiniz ; o insanlar öyle büyük bir yoksulluğun içindedir ki ABD'de de, İngiltere'de de sizin total savaşınıza destek verirler . Her defasında gelip orta sınıflara güler yüzle bir şeyler anlatıyor, sonra sosyal medyada PR kampanyalarıyla "sol yükseliyor" muhabbeti yapıyorsanız, bunun sınırları var. Aynısı defalarca denendi . SYRIZA'yla Podemos bu anlamda ne tesadüf ne de yeni : Avrokomünist partiler bunu çoktan yaptı, İtalya Komünist Partisi bir ara koalisyon ortağıydı, Katoliklerle işbirliğine girdi ve sonra mahvoldu .
İki bin onlara doğru gelindiğinde durum tam tersiydi: sol dünyanın her yerinde merkezde durup belli ölçülerde ittifaklarla bir şeyler denemeye çalışıyordu . O dönem kapandı ve Türkiye'de tarihin bize sunduğu en büyük fırsatın ortasındayız; bu tek fırsatımız olacak, bunu her yayında tek tek söylüyorum . Bu bir kader anı . Kastettiğim seçimin kendisi değil, hiçbir seçimde çıkacak oydan söz etmedim. Söylediğim şu: ana muhalefetin değişmesi, sizin bir komünist ana muhalefet yaratmanız gerekiyor . Bütün mesele bu. O ana muhalefeti yarattığınız anda taleplerinizin yarısını zaten karşılamış olacaksınız, geri kalan yarısı için de bir imkânınız olacak .
Siz bunu yaratmadığınız takdirde sürekli sürekli hayal kırıklığına uğrayacaksınız, sürekli yenileceksiniz, ülkenizden kaçmak zorunda kalacaksınız, beş para etmez pislikleri zengin edip duracak bu sistem. Ve bu değişmeyecek.
İleri Okuma
- Sahra Wagenknecht Birliği - VikipediBSW'nin kuruluşu, kurucuları ve siyasi profili
- Yunus Emre Erdölen - Stiftung MercatorErdölen'in akademik ve mesleki özgeçmişi
- Yunus Emre Erdölen - Serbestiyet yazar sayfasıSerbestiyet'teki yazıları
- Nası Gidiyor | Yunus Emre Erdölen: Batı, savunduğu ne kadar ilke, değer varsa İsrail uğruna hepsini paramparça ettiŞubat 2024 tarihli söyleşi
- Eski Taraf yazarları serbestiyet sitesini kurdu - T24Serbestiyet'in 2013'teki kuruluşu
- Taraf (gazete) - VikipediTaraf'ın siyasi çizgisi ve kapatılması
- Zohran Mamdani - WikipediaDSA üyeliği, seçilişi ve kampanya vaatleri
- Syriza - WikipediaOcak 2015 seçim zaferi
- 2015 Greek bailout referendum - WikipediaReferandum, sermaye kontrolleri ve üçüncü kurtarma anlaşması
- Podemos - WikipediaKuruluşu ve PSOE ile koalisyon
- Second government of Pedro Sánchez - WikipediaOcak 2020 PSOE-Unidas Podemos koalisyon hükümeti
- Eurocommunism - WikipediaAvrokomünizmin tanımı ve partileri
- Historic Compromise - WikipediaBerlinguer'in tarihsel uzlaşma önerisi ve sonu
- Italian Communist Party - WikipediaPCI'ın seçim sonuçları, 1944-1947 hükümet dönemi ve feshi